Şükran Günü gibisin, kutlamak istiyorum

image

Bu resmi, kasımın 4. perşembesini cumaya bağlayan geceyarısı bir BestBuy dükkanına girmek için sırada beklerken çektim. Geçen seneki Şükran Günü aktivitesinden farklı olarak bu sene Kara Cuma/ Black Friday neymiş görelim dedik. Gündüz şükranlarını sunan bir toplumun gece alışveriş avına çıkması nasıl bir  şeymiş görelim dedik birkaç arkadaşımla. Çok abartılı görüntülerle karşılaşmayacaktık, ondan emindim; sonuçta burası küçük bir şehir; önemli sayıda insan da alışveriş dünyasının ışıltılı kapılarından içeri girmemeyi tercih ediyor… ne bileyim işte, balık yemiyor, et yemiyor, kocaman porsiyonları bitiremiyor;vegan süt ve süt ürünleri kullanıyor (bkz. soya sütü, badem sütü); fazla ve gereksiz alışveriş yapmıyor; adil ticarete inanıyor; iki kasa yerli sebze görünce çiftçi pazarına hoş geldiniz diye tabela koyuyor; zaten buralarda pahalı olan emeği biraz daha pahalandırıyor. Ama biz şimdi bunları görmeyelim, tek boyutlu kalmaya devam edelim bu mevzularda.

Küçük örneğimizden yola çıkarsak ortalamadan daha sakin bir Kara Cuma bizi bekliyordu. Önceden bizi uyaranlar “dikkatli olun, eli silahlı gelebiliyorlar” veya “birisi elinizde tuttuğunuz mala yanaşır da hop onu önce ben gördüm derse ısrar etmeyin, verin gitsin” ya da “sabah 4’e doğru giderseniz sakinleşir” gibi tavsiyeler vermişti. Ama biz ne gördük? 23.15’te alışveriş merkezinin içinde bazı dükkanların önünde bekleyen 14-19 yaş ortalamasını seyrettik, vay! dedik. Sıkılan, kapı önünde sigara molası veren müşterilere baktık, ben bayık hayatlar izledim, diğerleri ne yaptı bilmiyorum, belki birkaç giysi vb. baktılar, ben o sırada başıma büyük gelen şapkalar denedim yine; mağaza içinde 3-5 dakika arayla yinelenen “satış personeli, x reyonuna lütfen” anonslarını dinledik, acaba hırsızlık denemesi mi başka bi problem mi diye merak ettik. Ardından 24.00’da BestBuy’a doğru ilerledik ki, bu mall binasından epeyce uzakta başka bir bina. Yukarıdaki resimde sıranın en sonundaki zibidiler biziz; şaşkın bakışlarla acaba bu sıra ilerler mi diye sormaktayız. Gece 12’de televizyon avına çıkmak, alışveriş çılgınlığı olarak yorumlanamayacak, hesaplı kitaplı, önceden düşünülmüş bir eylem olmalı bence. Dükkan açıldıktan sonra hurraa herkes içeri! olmayıp, 10ar 15er içeri alındık. İndirim filan pek fazla görmedik; birkaç malda gerçekten fark eden fiyat gördük, o kadar.

Kara Cuma başta yukarıdaki resim gibi karanlıktı,dışarıda bekleyen gölgelerdik; ama içeri girince renkli tarafları var: Örneğin gece 1’de 10 yaşındaki oğlunu elektronik alışverişine getiren baba gibi. Önce arkamızda, derken yavaş yavaş yanımızda sırada bekleyen, ve en sonunda bizden önce mağazaya giren 40 yaşındaki teyze gibi. İçeride o reyondan bu reyona koşturan insanlar yerine, adımlarınızı daha bir dikkatli takip eden satış görevlileri gibi. Dur ya böyle izlemekle olmaz, bu gözlemi tamamlamalıyım, diyen ben gibi. Aldığım tek kalem ürüne üzülerek bakıp hepsi bu mu diyen kasiyer gibi. Aynı kasiyerin bana atlıkarıncaya binmek üzere olan çocuk gibi davranması, “veee şimdi şuraya bir imza alayım, sonra bitecek söz” demesi, benim “tamam ya tamam anladım heyecan yapma” bakışım üzerine “böyle davranırsam dayanması daha kolay oluyor, sonuçta bu işi daha katlanılır kılıyor” itirafı gibi. Bu sözle bambaşka bir düzleme geçiş yapıp “ben bugün duygusal emek  gördüm” bakışımla arabaya uyumaya gitmem gibi. Radyoda gece 3’te hiçbir güzel şarkının olmayışı gibi.

Bu da böyle bi’ geceden sabaha anımdır. Bir daha da Kara Cuma’ya gidersem, sosyal güvencem olmasın.

Reklamlar

var yorum?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s