Yukarıdakiler gördü mü gerçekten?

Vidyodaki abinin de dediği gibi “bir taşla kırılabilen camdan demokrasinin” bir ayını düşünüyorum; önümde iptal olan müzik festivallerinin haberleri, konser yerine eyleme giden gençlerin “yahu, hayatımdaki sıkıntının sebebi talcidli suyu yüzüme sürmemek, kafaya baret takmamakmış demek” diyerek gaz-mermi yeme etkinlikleri; bizim müşteriler konser yerine eyleme gitti, e biz kime satıcaz ortamı, kimi çalıştırıcaz standda konulu festival organizatör afişleri; iptal olmayan shopping fest konserleri ile avm önleri ile hipodromu dolduranlar; arada konseri iptal edilenler; bu arada iptal edilmesine gerek olmadan devam eden caz ve klasik müzik festivallerinin ödül törenlerinin billboard afişleri;  onun yanında tefli, piyanolu, çalgılı halaylı hoplamalı zıplamalı Gezi kayıtları; metroda bağıra bağıra “her yer direniş” nidasına kimsenin bir şey demediği genç;  bir elimde penguen, diğer elimde haftasonu eylem niyetiyle düşünülüp festival olarak adlandırılan Gazdanadam gözlem notlarım, bir ay önce olduğu gibi geçen haftasonu da metro-tramway-vapur çıkışlarında alkışlarla taşıma aracını boşaltan kalabalık; o kalabalıktan boş taksileri işaret ederek “hangisi abi?” diye sorana “taksi yok” diyen sevimsiz taksici abi; yolda alkış, evde tava, park forumunda davul-trampet-darbuka; bütün bunları düşünüp dururken onun eşliğinde Mutual Core by Björk; bu arada “gençler” fikrine enkazdan mal kaçıran seyyar satıcı gibi hevesle sarılanların bu gruba halen gem vurmanın gereğine inanan biricik, cici bazı düşünce baloncukları, pardon yaylaları: 1) post-kolonyal dış mihraklar bizi ütmek, itmek, dürtmek istiyor, barışa düşmanlar, halbuki biz çokacayip barış içindeyiz onu bozmasınlar ühühüh 2) post-kolonyal kaderimiz Batı’ya karşı Doğu’yu birleştirir, o sebepten diren İhvan, ordu şiddetini kınıyoruz, ve fakat burada da diren gaz çünkü bu gençlerde çok dış mihrakî tavırlar var; 3) gençler bizi utandırdı, Özal kuşağı dedik ama iş varmış bunlarda ve fakat birlik beraberlik şart; o çok renkli, alacalı bayrak ne kaldır onu;  4) ülkede doğudaki şiddetle batıdaki şiddetin arasında çok kayda değer ortak nokta yoktur, olsa da işimize gelmez; 5) iş yapamıyoruz, mal satamıyoruz sizin protesto sevdanız yüzünden diyen asabi ve bazen silahlı esnaf abi (o sırada Çiçek Pasajı’na psssst! gaz sıkanlar bulunuyor); 6) polis şiddetini kınıyorum ama asabi gençler tarafından çok pis tartaklanıyorum, bir daha onların tarafını tutar mıyım! (ve hemen bu sitemi fırsata çeviren, hakkı çiğneneni korurken baskıcı 1930lar nidası monteleyen monteci; 7) size sorucaz kenti değiştirirken her şeyi tamam ama önce evlere girelim, biz size söyleriz ne zaman çıkacağınızı 8) aha sivil! aha eylemci! tak! tüh ıska! yetti ama!

Sizleri Ceren Yılmaz’ın 15.dk’lık Haziran 2013 özetiyle başbaşa bırakırken soruyorum: Yukarıdakiler gerçekten gördü mü, yoksa gördüğünü mü sanıyoruz? Unuttuğum baloncuk (pardon, yayla) var mı?

Reklamlar

var yorum?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s