Gurultulu yalnizlik

Yil sonuna dogru hasta ve nesesiz ve suratsiz dolasan genelde ben olurdum, ama bu kez baskalari nesesizdi, hastaydi, huzursuzdu ve mutsuzdu. Gecen yazla ozdeslesen belirsiz kitleye (alana yolculuk vol.1) Ankara’ya dondugumden eklenen sabirsiz kitlenin ardindan (alana yolculuk vol.2) ucuncusu eklendi… Sali oglen is cikisi birkac arkadasimla ogle yemegi icin universite kampusunde yuruyorduk mesela, bond cantali, sahte deri ceketli, sirik gibi bir adam, genis bir kaldirimda uzerimize yurudu, adim attigi araligi degistirmedi, bana ve kolu alcidan yeni cikmis arkadasima carpti ve bagirdi: ” cekilsene onumden be.” Bu, sabirsiz kitleye ornek. Insanlarin bir metre aciktan yuruyup her an ozur diledikleri (hayir, Japonya’dan soz etmiyorum.) bir yerden buraya isinlaninca haliyle kultur soku tarifsiz boyutta. Aklimi kurcalayan ucuncu kitle, suratina kendi gerceklerinden baskasi soylenince bozulan ve agresiflesen kitle. ‘Orada hayat nasil?’ ile baslayan, aradaki yedi farki duyunca kendi hayatiyla karsilastiran, yalniz kendi hayatini degistirme gucunu kendinde hic gormeyen, bu yuzden de huysuzlasan veya hayal kirikligina ugrayan, siddete basvuran kitle. Onlari gucsuz kilan benim anlattigim hikayeler olamaz, dolayisiyla ben cozemem bu meselelerini. Ama benim anlattigim hikayeler -ne kadar basit, kisa ve ucsuz sonucsuz olsa da- hesaplanmamis bir huzursuzlugu tetikliyor belli ki. Tetigi ceken hikayeler oluyor, ama hayal kirikligini toplumsal kontrole boyun egenler kendileri yaratmislar. Bahsettiklerim mutsuzlarin oncelikle orta yasli kadinlar ve erkekler oldugunu soylememe gerek var mi? Gercekten sorunu cozene dek sorun yokmus gibi idare et (fake it until you make it demek bu kadar uzun olamaz.) yontemi onlarda ise yaramiyor. Bazi genc bunyelerin neden yasli gibi dusundugu, yaslilarin kurallari ile hareket ettigi ise ayri mesele.

Gecen yazin aksine, sakinim. Ne degisti de boyle oldu bilmiyorum. Cok sey degisti, o kadarcigini biliyorum. Belki uykusuzluk, gece calismak, gunduz daha baska bir calismak, gunes gormeyen ofiste haril haril metin yazmak, yemek yerine cay-biskuvi-kek uclusune sarilmak ve yalniz hissetmek, hormonlarimi degistirmistir. Keske ben de baskalarinin hormonlarini degistirecek kadar etkili olsaydim; sadece dinlemek yetmez. Belki de simdilik yeter? Cunku, dinleyerek gercekten acayip hikayeler duyuyorum. Sonra 2014 nasil olacak diye dusunuyorum, henuz kendime ve baskalarina dil ile ifade edemedim ama, sanki yuksek sesli olacak. Oyle geliyor.

Reklamlar

var yorum?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s