12964061
“Her şeyin ipleri ellerimde gibi fakat hiçbir şeyi değiştiremiyorum.” s.144.

Birkaç sayfa Alper Canıgüz mü okuyorum diye sorarak geçti, biraz da romanın baş kahramanının erkeksel mevzularının mı derdini okuyorum diye sorarak kafam karıştı. İlla benzeterek okumak zorunda değiliz tabii. Zaten vapurlarla dolmuşların karşılaştırmalı analizi başladığı yerden/andan itibaren başkasının romanı olmaktan çıktı, Hakan Bıçakcı’nın oldu bence (naçizane fikrim). Keşke rüya görenlerin bir şeyleri değiştirmesi mümkün olsaydı, ama iplerin bir tanesi de rüya sahibinin elinde. Esra da kim? sorusunu mesela tam zamanında cevaplayabilseydi keşke rüya gören kahramanımız. Ama okur da güçsüz, o da Esra’yı hatırlamıyor, ancak kitap iyice açıldıktan, bittikten sonra bir şeyler çaktım kendi adıma. O da bence spekülasyondan öteye gitmez, mevz-u bahis rüyalar olunca.

Oda arkadaşım -bakiim ne okuyorsun diye elimdeki kitapla şöyle bir ilgilendi. -rüyalarla ilgili her şeyi okumayı seviyorum. bunu da tesadüfen buldum, yoksa yeni bir kitap değil… gibi bir şeyler geveledim kulağına. Çok uykusu vardı, pek ilgilenmedi. -bu arada uykunda konuşuyorsun rüya görürken sen galiba diye şakalı komikli bir şey diyecektim, vazgeçtim, belki uyurken aklına takılır.

Neden erkeksel mevzulara takmışım kitabın tam orta yerinde? Sadece kadınların, sadece erkeklerin, sadece bir grubun, sadece bir grup içindekilerin iletişmesinin, dayanışmasının, çatışmasının romanını okumak istemediğimden olabilir. Ötekiyle iletişimin “tuhaf” aşamasından öteye gitmediği hayat zaten gerçek hayat, bir de üstüne başkasının gerçek hayatı olan başka rüyalarda birileri tek bildiği dil kendi türününkiymiş gibi konuşup durdu. Neyse ki diğer türler yerini bildi de birkaç sahnede görünüp kayboldular, bir eve götürsün diye yemek verdiler, bir yazın bodrum katının zorluklarından bahsettiler, bir n’oluyor ya dediler, kayboldular. ne hoş. Çık kendi içinden Haluk, çık!

Ama yine de iyi ki okumuşum bu kitabı. Yolculuk nereye diye bir kere bile sormuyor Haluk karakteri. Bu stres, caymışlık ondan mı acaba? Ona bir adet doğrusal hayat çizmiş olanların stratejisini işgal etmekle etmemek arasında karar vereyim derken, pek öyle adım filan atmıyor, tek tük taktik yapıyor. O yüzden modern eril figürlerin hikayesiyle çok uyuştu bütün gidişat.

Bitince kendime de pay çıkardım (hep eril figürlere mi laf edicem, biraz da başkalarına), bütün iplerin elinde olduğunu bilirsen hiçbir şey değiştiremezsin ki..

daha fazlası: https://www.goodreads.com/book/show/12964061-r-ya-g-nl

Reklamlar

var yorum?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s