arşivci esintiler

  1. İki bahar önce metod dersinde ben: “Hocam, sağolun gerçekten arşivler bir harikaymış, sayenizde indik girdik gördük arşivci hareketi tattık ama ben bunu doktora öğrencisi olarak yapmim yani ben yapmiim basıyor beni, fenalıklar veriyor…”
  2. İki bahar geçtikten sonra ben: “ya bu işler 60 yıl önce nasılmış ki? Ben bir arşiv tarama işine mi girişsem?”

Baharlar geçti, arşiv dediğimiz oluşum halen beynimi kavuruyor, orada bir değişiklik yok. Fakat gerçekten araştırmamın arşiv kısmına da ihtiyacı olduğuna çok kısa bir sürede ikna oldum. Aslında müsebbibi Abdülhamit döneminde ortalık yerde çalgı, şarkı türkü olayına girenlerin jurnalizm hareketiyle dertlerini yazan bir makale okumamdı. Bir makale yetti; bütün iş istibdadın gücüne bakar.

Nereden başlayacağımı bilmiyorum. Dünya kaç bucak biliyorum, ama yine de arşivci hareket engellenemez olduğu içün bir ucundan tutup dergi-kupür-şarkı türkü-vidyo footage…artık ne verdiyse bir yerden başlayacağım.Bugünkü manzarayı tarihten manzaralarla karşılaştırmak gerekiyor; gerçi zannetmiyorum ki birisi de çıkıp İstanbul’un seslerini 1920’lerde 1940’larda kaydetmiş kenara koymuş olsun… İstanbul’un şimdiki zavallı ama hala adeta gençliğin güzelliğinin izlerini taşır gibi hoşnut görünen siluetinin bu konuda özel bir anlamı var; çünkü kentsel dönüşüm geçirip cam çerçeve yenilenen manzaranın altındaki kaldırım halen çopur, yolunmuş, harap. Bu kaldırımın sesini istiyorum.

Reklamlar

var yorum?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s