sahi

bugün, sanat ve kamu konulu bir ortamda ansızın aklıma çıkanlar:
şimdi şurada ekranda konuşan şu adam var ya, biz de dinliyoruz bakalım ne demiş, ünlü bir eleştirmen mesela şimdi bu adam, daha geçen gün bir yerde sırtı dönüktü bize oturuyordu, yüzünü merak etmiştim. şimdi konuşurken yüzünde bir yapıştırma durumu hasıl oluyor ki anlatması, ayrıntıya dökmesi, kanıtlaması zor. kelimeler onun ama başkasından hızlıca alıp kullanılmış gibi. ama öyle de değil; güzel kullanılıyor. ama yüzünde de sahicilik de var, ama oturmuyor bir türlü bir minik şey. belki öyle değil, belki sahici aslında. ama kelimeler hala yüksek tepelerden esiyor. niye öyle esiyor? niye salondaki abi, evet bugünkü tartışma çok güzel oldu derken neden önüne bakıyor, sanki ezberini şaşırmasın diye kağıttan okur gibi. o sırada benim aklıma niyeyse ulus baker geldi; niye dedim, ne vardı onun yüzünde de bu hissi vermesi mümkün değildi. anlatıma sinmiş, uydurulamayacak ayrıntılar dedi içimden bir ses. sahiciden öte, sahi olmak lazım bu işleri yaparken diye geçirdim içimden öteki sesimle. sahi olmayacaksam bu işlerde ahkam kesmek olmasın falan filan diyerek bu günü de bitirdim.

Reklamlar

var yorum?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s