elektronik heyecan

matter… existence… sound… sand… experiments…magnetic… electric…field…engineer…

Bu kopuk kelimeleri biraraya getirince Luigi Russolo ruhunu hatırlatan bir durum oluşuyor (Her şey ruh için değil mi nihayetinde). Oysa bu kelimeler, Nigel Stanford‘un fizik ve müzik dünyasını birleştiren lirik hava atma seansı vidyolarını izledikten sonra daha başka anlam kazanıyor: Elektronik ritmin verdiği heyecanı göstermek için sesten ve danstan fazlasına ihtiyaç olmuş, Luigi’nin fütüristik dönemini üçe katlayan bir heyecanla birtakım deneyler yapılmış (niye üç? daha çok stres, daha az zaman, daha çok birikim).

Lirik seans, hürriyet.web gibi bir yerde “bakın müzik işte böyle görünüyor” diye haber edildi (basıyorsun şimşek çıkıyor, vuruyorsun kumlar hopluyor, tıklıyorsun ateş çıkıyor, bir de ayin gibi ortam var, elektrik çıkıyor hacı! eşliğinde yorumlar olsaydı ama daha çok eğlenecektim, kısmet değilmiş). Bir kere müzik değil, elektronik müzik o; pyro-teknikler de elektro-industrial diyince olmazsa olmazmış gibi bir niyetle elbette yer alıyor, ama burada ateş başka yerden çıkıyor (bkz. flame tube ya da Ruben’s tube). Ayrıca zaten müzik yapılırken görünür, gaipten gelen bir ses olmadığı için müzik, elbette o sesin cisimleşmiş karşılığı da bir yerlerde tamburun tellerini titretiyordur (ateş olmayan yerden duman çıkabilir mi hiç, a dostlar.). Eğer, Interstellar filminin etkisiyle tekrar gün yüzüne yansıyan uzay peyzajlı-yıldız manzaralı ortam hakkında internetten bilgi, vidyo, görsel, gazetecilik namına bir şey ararken Nigel Stanford’a denk gelen bir part-time muhabirin merakı sayesinde bu haber geçildiyse, üzülürüm, çok üzülürüm. Bizi hep bu uzaylı filmler mahvetti. Ses tellerin yoksa uzayda yatacak yerin, gezecek gemin yok şekerim. (ayrıca filmi “henüz olmayan yıldızdan kablolu bağlantı” ismiyle Türkçe’ye çevirseydiniz, favori puanları toplardınız benden)

Elektro-deneysel gösteriye gelince, sektörden çok içerlikli haberim olmadığı için ne kadar yeni deneylermiş, herkes uyurken uyanan avangardlar mıymış bunlar, merak ediyorum. Şimdilik esas vidyoyu ve gizemin çözüldüğü sahne arkası vidyolarını burada not almakla yetiniyorum. Birkaç hafta önce izlediğim Anarşik Armoni filmi ve birkaç gün önce gerçekleşen bir mülakat elektronik, rap gibi türlere ilgimi tekrar çekti, ben de konuya biraz eğilmeye karar verdim; ben konuya eğilirken bu vidyolar dursun burada. Bildiklerimi değil bilmediklerimi yazmanın zevki başka ne de olsa. Galiba bu tarzları ve türleri altkültür, farklı olmaca, sınıfsal bunaltı, etnik veya folk bir mirasın yarı hipster yarı depresif yarı mutluyum-ben-ya-böyle-bu-benim-oyunum usulü (üç yarı oldu ama bence iyi anlaşırlar) devamı gibi düşünmek için yeterli sebep var, ama o sebepten fazlası da var; başka bir kaygı ve sensation söz konusu burada.

Şimdi bu konuda kafamda cızırdayan düşünceleri geçiyorum, başka bir sefere, hatta gürültü, sessizlik ve belki John Cage konulu bir başka nota (adam herkesi etkilemiş, ama özellikle 2010larda etkilemiş, enteresan…), elektronik müzikmiş, bluesmuş, klasikmiş, metalmiş bunlara yavaş yavaş yaklaşsam iyi olacak… (ki son ikinin göbek bağının beraber kesilmiş olması! bir tesadüf olabilir mi ey okur, kesin kusursuz bir armoni mühendisi var bu işin ardında yanında yöresinde) Şimdi Björk usulü elektronik esintileri dinlemeye devam ediyorum. Bu meseleler beni heyecanlandırıyor, sakinleşmem lazım.

Reklamlar

6 thoughts on “elektronik heyecan

var yorum?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s