kendini topraksız-evsiz-devletsiz bulanlar?

“(…) Şehrin, acımasız canavarın dişlileri arasında tutunamadığın zaman köyüne sığınırdın. Hiç mülkün olmasa da o köy seni barındırırdı. Bir göz küçük bir evde yaşar giderdin. Kent orta sınıfından birinin sığınacak mülkiyeti vardır. Sınıfsal ilişkileri onu korur. Köylünün de küçük mülkiyeti. Bu bir küçük ev bile olabilir. Ayakların toprağa basar. Yok olup gitmezsin hiç değilse. Şehirde yaşamak zorunda olan bir memur çocuğuysan seni koruyan hiçbir şey yoktur, hiçbir şey. Ne sınıfsal ilişkiler, ne akrabalık ilişkileri, ne mülkiyet, ne bir göz ev. Ayağın kaydığı an acımasız bir hiçlikte düşüp paramparça olursun. Memurun tek sığınağı devletidir. Memur çocuğunun devleti de yoktur. Devlet o soğuk umursamazlığı ile dönüp bakmaz bile sana. Hiçbir yere gidemezsin, hiçbir yardım alamazsın. (…)”

(Gün Zileli, Mevsimler, 2014, s.170.)

…vay be. bu hiçliğin böyle tarifi de mümkünmüş.

Reklamlar

var yorum?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s