“eşik bekçisi”

Tuhaf bir gün, tuhaf bir öğleden sonrası, yine bir yola çıkış öncesi.

Elime öylesine geçirdiğim bir kitapta ilk açtığım sayfada eşiklerde kahramanımızı bekleyen canavarlardan söz ediliyor. Kitap, sinemada kullanılan taktikler üstüne diyelim. Canavarlar ise kolektif bilincimizden geliyor. Bunu sadece kendi inandığı ruhani küllerin kutsal ve biricik olduğuna kanaat getirmiş olanlar çözemeyecektir. Kolektif bilinç, ağır bir yük; büyümenin sorumluluğunu almaktan tırsanlar taşıyamaz.

Eşikle kurduğumuz ilişki biraz zamanla kurduğumuz ilişkiyi yaşatıyor; bekçisi ise bunu harekete geçiren gayet erotik bir öğe (bu kısımdan sonrasını maddesel/materyalist diyince tüketimci, çıkarcı, paragöz ve yüzeysel insanlar ile böyle yaşamanın insanı manevi benliğinden koparıp öte dünya (1) çekilişinde kuponunu yırtmasına yapılan vurgu anlamı çıkaranlar okumazsa onlar açısından iyi olur, nihayetinde ignorance is bliss.). Anlamı bunca çekilmez de çekici de kılan şey bir zamanın içinden geçerek yerini buluyor olması veya yer değiştirmesi demek istiyorum, belki güzelce diyemiyorum, ama içimden bunu demek geliyor. Eşikte bekleyen canavar da kimi zaman geçmişten, kimi zaman gelecekten -o sırada hayatımızda olmayan öğeler-den kaynaklanıyor. Ama geçmişten tamamen kopuk olması mümkün mü? Bu anlamı kendine aynada bakmayanların çıkarabilmesi peki, o mümkün mü?

Karşılaşma, çarpışma anı veya anları, sınavlar, vaatler, kaybetme endişeleri sayesinde buralar çekilir oluyor. Doğunca karbondioksit sayesinde olaya girmek gibi bir şey; çarpınca veya kavga edince yaşadığını hissetmek gibi bir şey. Aşağıya çabucak kopyaladığım metin bu eşik taktiğini “Kahramanın Yolculuğu” başlığının güvenli kollarına sığdırmış, efendi gibi açık açık anlamış, yazmış. Pek çok stilden biri gibi araya sığışmış eşik ortamı bence göründüğünden daha temel bir değere sahip. Şöyle hemen hızlıca bir düşününce aklıma buna itina göstermeyen ama bayıldığım, bir daha getirsinler önüme bir daha izlerim dediğim sinema filmi de edebiyat örneği de gelmedi. Teksaslı Odisseus’un hayatından kareler canlandıran Yıldızlararası/Interstellar bile bu sayede biraz heyecan kazandı. Hatta artırıyorum: eşik meselesi daha da önemli hale geliyor, çünkü bir eşik canavarı ile karşılaşmamak için türlü yalanlar, taklalar, palavralar atan yığınla insan var, hepimiz ara ara o insanlar oluyoruz. O insanlar değişmeden ölüyor, öldükten sonra değişmek zorunda kalıyorlar. Şahsen mitoloji hikayeleriyle büyümüş, başkaları yerleşik hayatın keyfini çıkardığı sıralarda hep yola revan olmuş, eşiklere de canavarlarına da kalbinde uçurumlu, bol esintili bir köşe ayırmış, o köşeyi aklınca arada ziyaret eden biri olarak, o arkadaşlar için üzülüyorum. Halbuki çarpışan kayalarla bir de sen karşılaşsan ne olur, formundan ne kaybedersin! Deli Dumrul’la iki çift lafın belini kırsan gideceğin yere geç mi kalırsın? Kilitli bir kapı hayal etsen, zavallı, kitsch korku filmlerindekinden daha mı az eğlenirsin? Bu tehditkâr duruma mücadele diyenler var, onu meydan okuma, kafa tutma, itiraz etme, bağışıklık kazanma ile bir tutanlar var; hayatın bu yönüne ağırlık veren bir siyasi görüş bile edinebilirsiniz bir eliniz balda bir eliniz yağda büyümediyseniz.

Sinema: Modern Mitoloji kitabının (yazarı, Ömer Tecimer, 2005) eşik bekçisi maddesinde vurgulanan bir şey daha var ki üstüne iki adım daha gitmeden buradan kalkamayacağım: eşiği bekleyen canavarın kendini göstermekten çekinmeyen, özgüvenli (veya sapşallık derecesinde tezcanlı) bir canavar olması gerekiyor. Zamanlamayı doğru dürüst yapacak kadar da akıllı ve ölçülü de olması gerekiyor, o yüzden şapşal tezcanlı olasılığı bir el kaybetti.  Ne zaman adım atacağını biliyor. Yani kendini göstermekten korkan ama o hayallerinizi (pardon, kabuslarınızı) süsleyen canavarlar, öz hakiki eşik bekçisi olabilemezler, lütfen sahtecilere kanmayın. Öte türlü hiçbir koşulda aşılmaz sınırlar koyup hayatı betona çarpar gibi azaplı hale getiren çakma muhafızlara itibar etmeyin. Canavarın da zeki, çevik ve ahlaklısı lazım azizim.

  

 
Sinema: Modern Mitoloji, s.127-128.

(1) öte dünya ne güzel bir iklim, ne dolu bir kelime: next world veya afterlife/afterworld sanılabiliyor aynı anda, ne çelişkili, ne belirsiz, ne zengin ve bu dünyanın şartlarına ne de kökünden bağlı!)

Reklamlar

var yorum?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s