Mis

Geçen gün bir müzisyenle beraber bir grup insan Mis Sokak’ın bir köşesinde oturuyoruz, tanışalı çok olmadı; huylu bir adam, aynı zamanda da takır tukur bir içtenlikle, kalpten konuşuyor; biraz da akışına bırakarak konuşuyor. Herkesin, ona olmaz buna olmaz diye diye önyargılarından, kalıplarından, dar bakışından dolayı insanların öldüğünü söylüyor. Haksız mı? Şunu belirtmeden geçemem; giysileri durmuş, sanki o yürümeye devam etmiş; bence bu şekilde dünyada kapladığı yeri anlamak kolaylaşır. Bu sokak beni besliyor diyor, konsere başlamadan önce orada bir köşede azıcık ama yine de vakit geçiriyor. Konser mekanından değil, sokaktan besleniyor. Sadece orada durması yetermiş gibi geldi, konuşmasına gerek yok sanki. Ama yanılıyorum, hareket edince, insanlar onunla söze girince, kendi yuvalarından çıkınca sokağın yapısı değişmeye başladı. Peki nasıl besliyor olabilirmiş bu sokak onun zihnini, işini? Bu sokağın derdi ne, yüzü niye böyle sakin diye kendime soruyorum, bir süre daha sorarım ve muhtemelen bulamam, ama kenarlarında oturanlardaki farklılık, dengede olmama hali, aynı kavşaktaki insanların yamuk bakılmış hayatları filan derken bir yuva kavramı üstünde durmak lazım.

Sizin sokak yuva niteliği taşıyor mu? Orada barış isteyebiliyor musunuz?

Reklamlar

var yorum?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s